Yemen Şura Konseyi Genel Sekreteri'nden Bölgesel Gelişmelere İlişkin Değerlendirmeler

Yemen Şura Konseyi Genel Sekreteri Ali Abdülmuğni, ülkenin güney ve doğu vilayetlerinde yaşanan gerilimleri, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile bu ülkelerin bölgedeki araçları arasındaki bir çatışma olarak nitelendirdi. Abdülmuğni, söz konusu grupların geçtiğimiz yıllar boyunca herhangi bir ulusal proje ortaya koyamadığını ve bölge halkının taleplerini temsil etmediğini vurguladı.



Abdülmuğni, İsrail'in "Somaliland"ı tanıma kararının bölgesel gelişmelerden bağımsız olmadığını belirtti. Bu adımın, Yemen'in Filistin direnişine verdiği destek ve Kızıldeniz'deki İsrail seyrüseferine yönelik doğrudan etkisinin ardından geldiğini ifade etti.

Yemen Şura Konseyi Genel Sekreteri, söz konusu vilayetlerdeki işgalin sürdürülebilir olmadığını, bu grupların işgal altındaki bölgelerdeki Yemen halkının iradesine boyun eğdiremeyeceğini kaydetti. Yemen halkının, bu grupların herhangi bir vizyondan yoksun olduğunun ve geçtiğimiz yıllarda siyasi, güvenlik ve ekonomik durumun kötüleşmesinde doğrudan rol oynadıklarının farkında olduğunu dile getirdi.

On yılı aşkın süredir devam eden olumsuz tecrübeler neticesinde Yemen halkının bu gruplara olan güvenini kaybettiğini belirten Abdülmuğni, bu sürecin söz konusu yapıların kontrol ettikleri bölgeleri yönetmedeki yetersizliklerini ve asgari düzeyde istikrarı dahi sağlayamadıklarını ortaya koyduğunu ifade etti.

"Yemen halkı sessiz bir volkandır" diyen Abdülmuğni, bu volkanın bir gün patlayarak bu grupları ve arkalarındaki güçleri vuracağı uyarısında bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Somaliland"ı tanıma kararına da değinen Abdülmuğni, bu kararın bölgedeki gelişmeler, özellikle de Yemen'in Gazze'deki Filistin direnişine verdiği destek ve Kızıldeniz'de İsrail gemilerinin geçişini engellemesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

"Somaliland" yöneticilerinin bir süredir İsrail'e büyük imtiyazlar karşılığında tanınma teklifinde bulunduğunu hatırlatan Abdülmuğni, Aden Körfezi'ne kıyısı olan bölgenin coğrafi önemine dikkat çekti. Bu tekliflerin, sözde Geçiş Konseyi'nin İsrail'e yönelik yaklaşımıyla tamamen örtüştüğünü, her iki tarafın da "Bizi tanı, ülkemizi sana açalım" şeklinde aynı söylemi kullandığını belirtti. Ancak, bu tür projelerin asla hayata geçirilemeyeceğinin altını çizdi.

Abdülmuğni konuşmasını, Yemen halkının, Netanyahu ve hükümetinin bölgeye attığı her şeyi yutacak olan "Musa'nın asası" olduğunu vurgulayarak tamamladı.

Haber bağlantısı kopyalandı