
Yemen Alimler Birliği, başkent Sana'da, İsra ve Miraç Kandili ile Şehit Hüseyin El Husi'nin şehadet yıl dönümü münasebetiyle bir bilimsel etkinlik düzenledi. "Kudüs... İslami-Siyonist Çatışmanın Ekseni ve Yemen'in Destek Rolü" başlığını taşıyan programa çok sayıda alim, siyasi ve dini şahsiyet katıldı.
Etkinlikte konuşan Yemen Alimler Birliği üyesi Fuat Naci, Şehit Komutan Hüseyin El Husi'nin çağın zulüm sistemine karşı ön saflarda mücadele ettiğini vurguladı. Naci, İsra ve Miraç anmasının, ümmete Mescid-i Aksa ve Filistin davasına karşı dini ve ahlaki sorumluluklarını hatırlattığını ifade etti.
Yemen halkının yaşadığı acı ve zorlukların, Gazze halkına yardım görevini yerine getirmelerine engel olmadığını belirten Naci, bu durumu "İslam ümmetinin geri kalanı için ikna edici bir delil" olarak nitelendirdi.
unews ajansına açıklama yapan bir diğer Birlik üyesi Halid Musa, İslam ümmetini, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve onların araçlarıyla yüzleşmek için safları birleştirmeye çağırdı. Musa, düşmanların İslam ülkeleri içinde körüklemeye çalıştığı fitne ve kaos tuzağına düşülmemesi konusunda uyarıda bulundu.
Amerikan ve Siyonist düşmanın en tehlikeli ve kötü niyetli düşman olmaya devam ettiğini vurgulayan Musa, "ABD ve İsrail düşmanlığından daha öncelikli herhangi bir düşmanlık güden kimse, İslam'ın özünden uzaktır" dedi.
Birlik üyesi Abdulfettah El Kebsi ise Yemen alimlerinin düşmanlara mesajının net olduğunu belirterek, "Direniş her geçen gün güçlenmekte ve halkların bilinçlenmesi ile işgal ve küresel zorbalık güçleriyle yüzleşme kararlılığı arttıkça toplumsal desteği de genişlemektedir" ifadelerini kullandı. El Kebsi, Arap ve İslam halklarını uyanmaya ve mazlumların yanında yer almak, Kudüs'ü savunmak için ciddi adımlar atmaya davet etti.
Etkinliğin sonuç bildirisinde, Kudüs'ün İslami-Siyonist çatışmanın merkezini temsil ettiği, Mescid-i Aksa'ya yardım eden herkesin hak cephesinde sayılacağı, İsrail ve Amerikan düşmanıyla dostane ilişkiler içinde olanların ise hangi unvan veya isim altında gizlenirse gizlensin batıl saflarında yer alacağı teyit edildi.
Bildiride, İslam ümmetinin yöneticilerine, devletlerine ve halklarına, Mescid-i Aksa'yı Siyonist işgalin kirinden kurtarmak için sorumluluklarını üstlenme çağrısı yapıldı.
Gazze'ye yardım etmenin, onları rahatlatmanın ve yeniden inşa etmenin en önemli dini vecibelerden olduğunun altı çizilen bildiride, bu konudaki ihmalkarlık veya tarafsızlığın düşmanın suçlarına ortak olmak anlamına geleceği vurgulandı. Bildiri, ümmetin azmini artırmaya, güç ve hazırlık sebeplerine sarılarak ümmetin düşmanları ve onların işbirlikçileriyle gelecek mücadele turuna hazırlanmaya çağırdı.
Ayrıca, işgal altındaki güney ve doğu bölgelerinin sakinlerine, özgür bölgelerdeki kardeşleriyle birlik olup işgalci ve istilacıları kovmak için söz birliği yapma çağrısı yapılan bildiride, Siyonist-Amerikan komplosu karşısında İran İslam Cumhuriyeti ve halkının yanında durulduğu da teyit edildi.